· Dünya Gazetesi
Bursa'da yaşayan Emre Aydın, askeri personellikten ayrıldıktan sonra kendi ürettiği makinelerle derelerde altın aramaya yöneldi. Anlaşılan, yaklaşık yedi yıldır bu işi yapan Aydın, çalışma yoğunluğuna göre yılda yarım kilogram ile 1 kilogram arasında altın çıkarabildiklerini söylüyor.
Sosyal medyada "Emre Aydın Gold" adıyla faaliyetlerini paylaşan Aydın, yaz aylarında Türkiye'de arazi çalışmalarını sürdürürken kışın yurt dışından gelen siparişler için Afrika'da altın tesisleri kuruyor.
İlk dönemlerde altın bulmakta zorlandığını anlatan Aydın, yıllar içinde edindiği deneyimin çalışmalarına nasıl yansıdığını şu sözlerle aktardı:
"İlk zamanlarda başladığımızda bir gram değil, tozu bile zor buluyorduk. Ama zamanla kendimizi geliştire geliştire bu işte günlük 4-5 gram altın almaya başladık. Artık kurduğumuz makinelerden aldığımız altın 3-4 gramın aşağısına düşmüyor. Tabii bu tamamen çalışmaya ve araziye bağlı. "
Aydın, çalışma yoğunluğuna bağlı olarak yılda yaklaşık yarım kilogram ile 1 kilogram arasında altın elde edebildiklerini söyledi.
Altın aramada ekipman kadar araziyi tanımanın da önemli olduğunu belirten Aydın, özellikle altın taşıyabilecek kuvars taşlarının. Altın aramada ekipman kadar araziyi tanımanın da önemli olduğunu belirten Aydın, özellikle altın taşıyabilecek kuvars taşlarının ve derelerde birikim oluşabilecek noktaların bilinmesi gerektiğini ifade etti.
Sahada çalışmaya başlamadan önce belirli alanlarda tarama yaptıklarını anlatan Aydın, elde ettikleri sonuçlara göre ekip olarak karar verdiklerini söyledi:
"Ot kökleri, çöplerin biriktiği noktalar altının çökelip birikme yaptığı yerler olabiliyor. Oralarda metre metre taramalar yapıyoruz. Her kürekte 5 parça ve üzerinde altın buluyorsak orada metrekare bazında en kötü 0,10-0,20 gramlık bir altın miktarı tespit ediyoruz. Buna göre arkadaşlarla oturup çalışıp çalışmayacağımıza karar veriyoruz"
Arazi deneyiminin yanında ekipman üretimine de yönelen Aydın, başlangıçta kullandıkları tava sisteminden zamanla daha büyük makinelere geçtiklerini anlattı. Bugün kendi ürettikleri sistemlerin kapasitesinin 10 tondan 100 tona kadar ulaştığını belirtti.
Bu işe yeni başlayacak kişilerin önce tava kullanarak deneyim kazanması gerektiğini söyleyen Aydın, ekipmanların gelişimini şöyle açıkladı:
"Önce tava ile başlıyorlar. Kendilerini geliştirdikten sonra kuvarsı ve altının birikebileceği noktaları öğreniyorlar. Daha sonra yatırmalı sistemlere, ardından motorlu ve taşınabilir sistemlere geçiyorlar. Daha büyük sistemlerde ise daha az kürek atarak vakumlama yöntemiyle altını ayrıştırabiliyoruz"
Tek bir bölgede çalışmadıklarını belirten Aydın, karavanları ve kendi ürettikleri ekipmanlarla Türkiye'nin farklı noktalarında keşif yaptıklarını söyledi. Haftanın yaklaşık beş gününü sahada geçirdiklerini, çalışmalarını düzenli bir mesai anlayışıyla yürüttüklerini anlattı.
Yağışların ve derelerdeki su seviyesinin çalışma koşullarını etkilediğini kaydeden Aydın, altın veriminin azaldığı yerlerden başka bölgelere geçtiklerini ifade etti. Kış aylarında ise yurt dışı siparişlerine ağırlık vererek Afrika'da daha büyük kapasiteli tesislerin kurulumunu gerçekleştiriyor.
Türkiye'nin bazı bölgelerindeki jeolojik yapıyı altın arama açısından elverişli bulduğunu söyleyen Aydın, özellikle Bursa ve çevresine ilişkin değerlendirmesini paylaştı:
"Jeolojik olarak çok verimli bölgeler var. Türkiye'de altın çok ancak arama çalışmaları kısıtlı. Genellikle Bursa, İnegöl ve Orhaneli bölgelerinin altın konusunda potansiyelini daha değerli görüyorum. Oralarda daha rahat altın çıkartabilirsiniz"