· Dünya Gazetesi
Chime tarafından gerçekleştirilen çalışmaya katılanların yüzde 59'u, yıl süresince sosyal ağlarda gördüğü en az bir birikim tekniğini tecrübe ettiğini belirtti. Bu verilerden yola çıkan Yahoo…
Chime tarafından gerçekleştirilen çalışmaya katılanların yüzde 59'u, yıl süresince sosyal ağlarda gördüğü en az bir birikim tekniğini tecrübe ettiğini belirtti. Bu verilerden yola çıkan Yahoo Finance ise kullanıcılar arasında yaygınlaşan uygulamaları inceleyerek en yüksek verim sağlayan üç yöntemi ve uzak durulması icap eden yaklaşımları belirledi. Bu yöntemde kişi bir hafta, bir ay veya belirlediği başka bir süre boyunca dışarıda yemek, alışveriş ve eğlence gibi zorunlu olmayan harcamalarını azaltıyor ya da tamamen durduruyor.
Özellikle 2025 senesinde dikkat çeken bir diğer verimli yaklaşım ise 'loud budgeting' yani açık bütçeleme oldu. Listenin üçüncü sırasında ek gelir yaratmak bulunuyor. Yeni bir yöntem olmasa da yüksek yaşam maliyetleri ve iş piyasasındaki koşullar nedeniyle 2025'te ek gelir yeniden öne çıktı. Bu kişilerin yüzde 34'ü elde ettikleri kaynağa temel yaşam giderlerini karşılamak için gereksinim duyduğunu aktarırken, yüzde 36'lık bir kesim haftalık 5 ila 10 saatini bu işlere ayırıyor. Bu durum, ek gelir elde etmenin ikinci bir tam zamanlı mesai gerektirmediğini gösteriyor.
Sosyal platformlarda öne çıkan her birikim yöntemi aynı faydayı sağlamıyor. Yahoo Finance değerlendirmesinde, özellikle uzun dönemde bütçeye zarar verebilecek üç popüler akıma dikkat çekildi. Z kuşağı içerisinde yaygınlaşan 'cash stuffing' yönteminde nakit paralar farklı masraf kalemleri için fiziksel zarflara bölünüyor. Nakit kullanımı kısa vadede denetimsiz harcamaları engellemede fayda sağlasa da uzun dönemli birikimlerde bir dezavantaja dönüşüyor. Çünkü zarfın içinde bekleyen para herhangi bir getiri sağlamıyor ve enflasyon karşısında satın alma gücünü kaybediyor. Bu nedenle aynı yöntemin faiz veya getiri sağlayabilen hesaplar üzerinden uygulanmasının daha avantajlı olabileceği belirtiliyor.
Sosyal medyada yayılan bir diğer trend ise harcamaları çeşitli gerekçelerle olduğundan daha avantajlı göstermeye dayanıyor. Örneğin ücretsiz kargo sınırına ulaşmak için ihtiyacınız olmayan 20 dolarlık başka bir ürün almak ve bunu "tasarruf" olarak değerlendirmek bu yaklaşımın örneklerinden biri. Başlangıçta mizahi bir sosyal medya akımı olarak ortaya çıksa da bu düşünce biçiminin bütçe dışındaki harcamaları haklı çıkarmayı kolaylaştırabileceği belirtiliyor. Listenin son sırasında ise yalnızca olumlu düşünerek veya hayal panoları hazırlayarak para ve başarıyı hayatına çekebileceği düşüncesine dayanan "wealth manifestation" bulunuyor. Olumlu düşünmenin finansal hedeflere bağlı kalmaya yardımcı olabileceği kabul edilse de bunun bütçe, tasarruf ve borç yönetiminin yerini alamayacağı vurgulanıyor.
Finansal planlamacı Tyler End, asıl tehlikenin insanların somut adımlar atmak yerine "evrene güvenmek" gibi düşüncelerle aşırı harcamalarını meşrulaştırması olduğunu belirtiyor. End'e göre finansal güvenceye ulaşmanın yolu pozitif temennilerden değil, finansal okuryazarlık ile disiplinli hareket etmekten geçiyor.
Sosyal medyadaki akımlara kapılmak istemeyen bireyler için sunulan öneriler ise temel finans ilkelerine dayanıyor. İlk sırada gelir ve gider dengesini gözeten gerçekçi bir bütçe planı hazırlamak geliyor. Tasarrufların otomatik hale getirilmesi de düzenli birikimin önündeki davranışsal engelleri azaltabiliyor. Son olarak kullanılmayan abonelikler, üyelikler ve gereksiz banka ücretleri gibi fark edilmeden bütçeden para götüren harcamaların gözden geçirilmesi öneriliyor.
Kaynak: Dünya Gazetesi · Derleyen: Elif Aktürk