· Dünya Gazetesi
Altında yön arayışı sürerken gözler ABD’den gelecek enflasyon verilerine çevrildi. Belli ki, zayıflayan dolar fiyatları desteklese de petrolün 100 dolara yaklaşması, Fed'in faiz artırabileceği endişesiyle yükselişi sınırlıyor. Perşembe açıklanacak üretici ve cuma yayımlanacak tüketici…
Bu nedenle yatırımcılar, perşembe günü açıklanacak ABD üretici enflasyonu ile cuma günü yayımlanacak tüketici enflasyonuna odaklanmış durumda. Verilerin, Fed'in eylül kararı öncesinde altındaki yön arayışında belirleyici olması bekleniyor.
Yen ve Euro'nun güçlenmesiyle Dolar Endeksi, ağustos başından bu yana görülmeyen 98,15 seviyesine doğru geriliyor. Doların değer kaybı altına destek sağlarken ABD ile İran arasındaki gerilimin petrol fiyatlarını yükseltmesi ters yönde etki yaratıyor.
Brent petrol 99,50 doların, ABD Batı Teksas türü ham petrol ise 95 doların üzerinde işlem görüyor. Jeopolitik gerilimler genellikle güvenli liman olarak görülen altına talebi artırsa da bu kez enerji maliyetlerinin enflasyona etkisi öne çıkıyor.
Petrolün pahalılaşması, Fed'in faiz artırma ihtimalini güçlendirerek altını baskılayabiliyor. Brent'in 100 doları aşması halinde bu endişelerin daha da belirginleşebileceği değerlendiriliyor.
Piyasalarda, Fed'in 15-16 Eylül toplantısında faizi sabit tutması ile 25 baz puan artırarak yüzde 2,25'e çıkarması ihtimalleri neredeyse eşit görülüyor.
Son istihdam verilerinde aylık artışın 162 bine ulaşması ve işsizliğin yüzde 4,1'de kalması, ekonominin daha sıkı para politikasına dayanabileceği değerlendirmelerini destekledi. Böylece faiz kararı açısından enflasyonun önemi arttı.
Fiyat artışlarının yavaşladığını gösteren veriler de faiz artırımı beklentisini zayıflatabilir. Dolar ve tahvil getirilerinin de gerilemesi halinde altın destek bulabilir. Yüksek enflasyon ise sıkılaşma beklentisini güçlendirerek fiyatlar üzerindeki baskıyı artırabilir.
ABD'de uzun vadeli tahvil getirilerinin yüzde 5'e yaklaşması, faiz getirisi sağlamayan altının cazibesini sınırlıyor. Ancak Dünya Altın Konseyi'nin değerlendirmesine göre, getirilerdeki yükselişin nedeni de önem taşıyor.
Enflasyon, bütçe açığı ve borç endişeleriyle yükselen uzun vadeli getiriler, altının değer koruma amacıyla tercih edilmesini destekleyebilir.
Merkez bankalarının alımları da uzun vadeli talebi güçlendiriyor. Dünya Altın Konseyine göre temmuzda 23 tonluk alım yapılırken yıl başından bu yana toplam yaklaşık 130 tona ulaştı. Çin alımlarını art arda 21'inci aya taşıdı. Polonya 2026'da en fazla alım yapan ülke olurken Güney Kore Merkez Bankası on yılı aşkın aranın ardından yeniden altın aldı.
Teknik değerlendirmede, fiyatın giderek daralan bir aralıkta hareket ettiği belirtiliyor. Alıcıların 4.365,91 dolar desteğini korumasına rağmen yükselişlerin daha düşük seviyelerde sonlanması, kısa vadeli görünümün henüz güçlenmediğine işaret ediyor.
Fiyat hareketinin gücünü ölçen RSI göstergesinin 44 seviyesinde olması da taraflardan birinin belirgin üstünlük sağlayamadığını gösteriyor.
Yükselişin güçlenmesi için 4.432,80-4.449,54 dolar bölgesinin üzerinde iki saatlik kapanış izleniyor. Bunun gerçekleşmesi halinde önce 4.511,80 dolar, ardından 4.581,24 dolar gündeme gelebilir.
Aşağı yönde ise 4.365,91 dolar desteğinin kaybedilmesi, düşüşü önce 4.296,30 dolara, ardından 4.231,65 dolara taşıyabilir. Analizde, 4.449,54 doların altında kısa vadeli görünümün nötr ile düşüş eğilimli arasında kaldığı belirtiliyor.