· Dünya Gazetesi
Altın ve gümüş yatırımcısı için hareketli bir hafta daha geride kaldı. Bir bakıma, aBD'de beklentileri aşan istihdam verileri Fed'in eylülde faiz artıracağı beklentisini güçlendirirken, tahvil faizleri değerli metalleri baskı altına aldı. Altın haftayı yüzde 0,4, gümüş yüzde 0,2 kayıpla…
Haftalık bazda ons altının fiyatı yüzde 0,4, gümüş yüzde 0,2 geriledi. Platinde yüzde 0,1'lik sınırlı yükseliş görülürken paladyum yüzde 1,9 değer kaybetti.
Değerli metallerde haftanın yönünü büyük ölçüde Fed'in para politikasına ilişkin değişen beklentiler ve ABD tahvil faizleri belirledi. Haftanın ortasında Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller'ın açıklamaları altını destekledi. Waller, enflasyon baskılarının hafiflediğini gösteren verilerin gelmesi halinde eylül toplantısında faizlerin sabit tutulmasını destekleyebileceğini söyledi.
Açıklamaların ardından tahvil faizleri ve doların gerilemesi altın fiyatlarına destek sağladı. Ancak bu tablo haftanın son işlem gününde tersine döndü.
ABD'de tarım dışı istihdam ağustosta 162 bin kişi artarak 56 bin olan piyasa beklentisini belirgin şekilde aştı. İşsizlik oranı yüzde 4,1'de kalırken haziran ve temmuz aylarına ilişkin toplam istihdam da 55 bin kişi yukarı yönlü revize edildi.
Güçlü istihdam verisinin ardından Fed'in eylül toplantısında faiz artıracağına yönelik beklentiler yeniden güçlendi ve piyasaların fiyatladığı ihtimal yüzde 65'e kadar yükseldi.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de hafta içinde yüzde 4,82 ile Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Yüksek faiz ortamının faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini azaltması, değerli metallerde haftanın son bölümünde satışları beraberinde getirdi. Dolar endeksi son işlem gününde yükselse de haftalık bazda yüzde 0,5 düşerek 99,2 seviyesine geriledi.
Altın fiyatlarının kısa vadede Fed kaynaklı baskıyla karşılaşmasına karşın merkez bankalarının fiziki altına yönelik talebi devam ediyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankaları temmuz ayında rezervlerine net 23 ton altın ekledi. Yılın ilk yedi ayında resmi olarak bildirilen net alım böylece yaklaşık 130 tona ulaştı.
Temmuz ayının en dikkat çekici alıcısı ise Çin oldu. Çin Merkez Bankası rezervlerine bir ayda 20 ton altın ekledi ve böylece kesintisiz altın alımlarını 21'inci aya taşıdı. Çin'in yıl başından bu yana yaptığı alım 60 tona ulaşırken ülkenin toplam altın rezervi 2 bin 366 tona yükseldi.
Polonya ise yılın ilk yedi ayında 90 tonluk alımla bu dönemin en büyük altın alıcısı oldu. Ülke temmuz ayında rezervlerine 8 ton daha ekledi. Rusya aynı ayda 6 ton, Türkiye ise 1 ton altın sattı.
Merkez bankalarının altına ilgisindeki artış ikinci çeyrek verilerine de yansıdı. Net altın talebi ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62 artarak 289 tona ulaştı. Bu rakam ikinci çeyrekler arasında şimdiye kadarki en yüksek seviye oldu.
Altın temmuz ayını ons başına 4 bin 27 dolardan yatay tamamlarken küresel altın fonlarına aynı dönemde 3 milyar dolarlık giriş gerçekleşti.
Merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme arayışı, jeopolitik riskler ve enflasyona karşı korunma talebi altının uzun vadeli destekleyicileri olmaya devam ederken kısa vadede Fed'in atacağı adımlar. ABD tahvil faizlerinin seyri fiyatların yönü açısından öne çıkıyor.
Emtia piyasasının diğer tarafında ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi enerji fiyatlarını yukarı taşıdı. Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların aksayabileceği endişesiyle Brent petrol haftalık yüzde 7,2 yükseldi. Avrupa'da gösterge doğal gaz fiyatı da megavatsaat başına 75 avroyu aşarak 2023 başından bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
Baz metallerde doların haftalık bazda gerilemesi ve arz kaynaklı gelişmeler fiyatları destekledi. Çinko yüzde 1,7, bakır yüzde 0,8, alüminyum ve nikel yüzde 0,3 değer kazandı.
Tarım tarafında soya fasulyesi yüzde 1,8, mısır yüzde 0,5 ve pirinç yüzde 2,2 yükselirken buğday yüzde 5,6 geriledi. Yumuşak emtialarda ise şeker yüzde 3 yükselirken kakao yüzde 7, pamuk yüzde 5,2 ve kahve yüzde 4,7 değer kaybetti.