Altın fonlarına 201 tonluk akın: Tarihin en güçlü üç ayından biri

· Dünya Gazetesi

Altın fonlarına 201 tonluk akın: Tarihin en güçlü üç ayından biri

ABD’de güçlü istihdam verileri Fed’in faiz artırımı ihtimalini yükseltirken altın yeniden toparlandı. Ağustosta fonlara 201 tonluk giriş, vadeli piyasalarda rekorlara yaklaşan pozisyonlar ve opsiyonlardaki yön değişimi dikkat çekti.

Ancak fiyat hareketinin arkasındaki yatırımcı pozisyonlarına bakıldığında çok daha farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Büyük yatırımcıların altından uzaklaşmak yerine bazı piyasalarda pozisyonlarını belirgin biçimde artırdığı görülüyor.

Fed riski yeniden masanın üzerinde ABD'de ağustos ayında tarım dışı istihdam 162 bin kişi artarken işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde kaldı. Beklentilerin üzerinde gelen istihdam verileri, Fed'in eylül toplantısında faiz artırabileceği yönündeki fiyatlamayı güçlendirdi.

Piyasalarda 25 baz puanlık faiz artışı ihtimali yaklaşık yüzde 60 düzeyine yükseldi. Normal koşullarda daha yüksek faiz beklentisi, faiz getirisi bulunmayan altın açısından önemli bir baskı unsuru oluşturuyor.

Buna rağmen yatırımcı altından çıkmadı Altındaki son düzeltmenin dikkat çekici tarafı ise güçlü faiz beklentisine rağmen yatırımcıların topluca piyasadan çekilmemesi oldu.

Société Générale tarafından yapılan son değerlendirme, fiziki altına dayalı fonlardan vadeli işlemlere. Opsiyon piyasasına kadar birbirinden farklı yatırımcı gruplarında yükseliş beklentisinin güçlendiğine işaret ediyor.

Ağustosta fonlara 201 tonluk giriş oldu En çarpıcı veri altına dayalı borsa yatırım fonlarından geldi. Ağustos ayında bu fonlara net 201 ton altın girişi gerçekleşti.

Bu rakam yalnızca son aylardaki toparlanmayı göstermiyor. Altın piyasasının geçmişindeki en büyük aylık fon girişlerinden birine işaret ediyor ve yatırımcıların ağustostaki yükselişe güçlü biçimde katıldığını ortaya koyuyor.

Ağustostaki 201 tonluk artış, ton bazında ölçüldüğünde altın fonlarının tarihinde kaydedilen üçüncü en büyük aylık net giriş oldu.

Daha yüksek aylık girişler yalnızca küresel finansal krizin etkilerinin sürdüğü Şubat 2009 ile salgının dünya ekonomisini kilitlediği Mart 2020 döneminde görülmüştü.

2022'deki savaş dönemini bile geride bıraktı Ağustostaki fon talebinin büyüklüğü geçmiş kriz dönemleriyle yapılan karşılaştırmada daha net ortaya çıkıyor.

Son giriş, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından Mart 2022'de görülen güçlü altın talebini. Fed'in üçüncü parasal genişleme programını açıkladığı Eylül 2012 dönemindeki fon girişlerini de geride bıraktı.

Büyük fonların pozisyonu rekora yaklaştı Güçlü sinyal yalnızca altın fonlarından gelmedi. Vadeli piyasalarda profesyonel para yöneticilerinin yükseliş yönündeki net pozisyonlarının parasal büyüklüğü de tarihi seviyelere yaklaştı.

Para yöneticilerinin net uzun pozisyonlarının toplam büyüklüğü, kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana görülen ikinci en yüksek seviyeye ulaştı.

Vadeli piyasadaki uzun pozisyonların daha yüksek olduğu tek dönem, altının ons fiyatının tarihi zirvesini gördüğü Ocak 2026 oldu.

Buradaki önemli ayrıntı ise mevcut altın fiyatının ocak zirvesinin yaklaşık 1.000 dolar altında bulunmasına rağmen yatırımcıların parasal pozisyonlarının rekora yaklaşması. Bu durum yükseliş beklentisinin yalnızca fiyat hareketinden kaynaklanmadığına işaret ediyor.

Opsiyonlarda da yön yukarı döndü Altın piyasasındaki üçüncü önemli sinyal opsiyonlardan geliyor. Altın fonlarında yükseliş beklentisini yansıtan alım opsiyonlarına yönelik talep güçlenirken, satım. Altın fonlarında yükseliş beklentisini yansıtan alım opsiyonlarına yönelik talep güçlenirken, satım ve alım opsiyonları arasındaki denge son ayların en iyimser seviyelerinden birine geldi.

Altına dayalı büyük fonlardan birindeki satım/alım opsiyonu oranının altı ayın en düşük seviyesine gerilemesi de yatırımcıların orta vadeli fiyat beklentilerindeki değişimi gösteriyor.

Kısa vadeli düşüşe karşı koruma sürüyor Bununla birlikte yatırımcıların tamamının kısa vadede kesintisiz bir yükseliş beklediğini söylemek mümkün değil.

Opsiyon piyasasında kısa vadeli düşüş riskine karşı koruma sağlayan işlemler devam ederken. Daha ileri vadelerde yükselişten kazanç sağlayacak pozisyonların kademeli biçimde artırılması dikkat çekiyor. Yani yatırımcı kısa vadeli oynaklıktan çekiniyor ancak orta vadeli yükseliş ihtimalinden vazgeçmiyor.

Altın açısından dikkat çeken asıl değişim burada ortaya çıkıyor. Fiziki altına dayalı fonlar, vadeli işlemler ve opsiyonlar birbirinden farklı yatırımcı gruplarını temsil ediyor.

Bu üç piyasanın aynı dönemde benzer yönde hareket etmesi, altındaki yükseliş beklentisinin yalnızca spekülatif birkaç işlemden kaynaklanmadığını düşündürüyor.

Önündeki en büyük risk yine Fed Güçlü yatırımcı pozisyonları altındaki aşağı yönlü riskleri tamamen ortadan kaldırmıyor. En önemli baskı unsuru Fed'in faiz politikasında yaşanabilecek yeni sıkılaşma olmaya devam ediyor.

ABD tahvil getirilerinin yükselmesi ve doların yeniden güçlenmesi halinde altının ons fiyatında satış baskısı artabilir. Bu nedenle büyük yatırımcının pozisyonu güçlü olsa da kısa vadeli fiyat hareketinin yönü hâlâ makroekonomik verilere bağlı.

Bu hafta iki veri bütün hesabı değiştirebilir Piyasanın ilk önemli sınavı 10 Eylül Perşembe günü açıklanacak ABD Üretici Fiyat Endeksi olacak. Bir gün sonra, 11 Eylül Cuma günü ise ağustos ayı tüketici enflasyonu açıklanacak.

Beklentilerin üzerinde enflasyon Fed'in faiz artırımı ihtimalini daha da güçlendirebilir. Enflasyonda belirgin bir yavaşlama ise son istihdam verisinin yarattığı faiz baskısını azaltarak altına yeniden alan açabilir.

Yüksek faiz artık tek başına yeterli olmayabilir Altın piyasasında son yıllarda görülen önemli değişikliklerden biri, fiyatların yalnızca ABD reel faizleri. Yüksek faiz artık tek başına yeterli olmayabilir Altın piyasasında son yıllarda görülen önemli değişikliklerden biri, fiyatların yalnızca ABD reel faizleri ve dolar üzerinden açıklanmasının giderek zorlaşması oldu.

Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesi, küresel borç yükü, jeopolitik belirsizlikler ve yatırım fonlarının talebi altın için ikinci bir destek katmanı oluşturuyor. Bu nedenle faiz artışı ihtimali yükselse bile altındaki bütün uzun vadeli pozisyonların çözülmemesi dikkat çekiyor.

Gram altında iki cephe birlikte izlenecek Türkiye'deki yatırımcı açısından ise ons altındaki bu mücadeleye dolar/TL hareketi de ekleniyor. Ons altının gerilemesi gram altında aynı oranda düşüş anlamına gelmeyebilir; kurdaki yükseliş küresel kaybın bir bölümünü dengeleyebilir.

Önümüzdeki günlerde gram altının yönü açısından ABD enflasyon verileri, Fed beklentileri, ons altındaki fon akımları ve dolar/TL birlikte izlenecek. Büyük yatırımcının altındaki pozisyonu güçlü kalırken kısa vadeli oynaklığın yüksek kalması bekleniyor.