· NTV - Dünya
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşta altıncı aya girilirken, Tahran'ın teslim olmaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki krizin sürmesi nedeniyle çatışmaları sonlandıracak bir çözüm yolu henüz bulunamadı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarıyla başlayan savaşta altı ay geride kalırken, ABD Başkanı Donald Trump'ın dört haftada biteceğini öngördüğü çatışma tarafların üstünlük sağlayamadığı bir çıkmaza dönüştü. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği aksamaya devam ederken, Washington askeri adımların yetersiz kalması üzerine yeniden ekonomik baskıya yöneldi. Bu süreçte Trump'ın Reuters/Ipsos anketlerindeki onay oranı yüzde 40'tan yüzde 33'e gerilerken, yükselen benzin fiyatları ve Cumhuriyetçi Parti içindeki görüş ayrılıkları üzerindeki baskıyı artırdı. Uluslararası Para Fonu (IMF), savaşın başlamasından bu yana küresel büyüme tahminini iki kez düşürdü. İran'ın askeri ve ekonomik yapısı ağır darbe aldı; Amiral Brad Cooper 161 İran donanma unsurunun imha edildiğini ve hava savunmasının yüzde 82'sinin çökertildiğini belirtse de Tahran füze gücünü koruyor ve ülkede gıda enflasyonu yüzde 128'e ulaşmış durumda. Hürmüz'deki gemi saldırıları ve Kızıldeniz'deki Husi faaliyetleri ise sigorta ve taşımacılık maliyetlerini artırarak bölgesel tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı büyüttü. Diğer yandan, İsrail'in nükleer bilimcileri hedef alan saldırıları ve tesisleri vurması sonucu İran'ın nükleer silah üretme süresi bir yıla çıksa da, yüzde 60 zenginleştirilmiş 440 kilogram uranyumun akıbeti belirsizliğini koruyor. Son olarak, 42 hava aracı kaybeden ABD ordusunun Patriot stoklarının yüzde 65'i, THAAD stoklarının ise yüzde 38'i tükenirken, askeri unsurların Ortadoğu'ya kaydırılması ülkenin diğer bölgelerdeki krizlere müdahale gücünü tartışmaya açtı.
Kaynak: NTV - Dünya · Derleyen: Elif Aktürk