· BBC Türkçe
AfD'nin Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçim zaferinin ardından ülkede dikkatler, aşırı sağcı partinin koalisyon hükümeti kurup kuramayacağına çevrildi. Belli ki, iktidardaki CDU'nun seçim hezimeti, partideki liderlik tartışmalarını alevlendirdi. Başbakan Friedrich Merz üzerindeki istifa baskısı…
BBC News, Türkçe İçeriğe götür Almanya'da Saksonya-Anhalt seçimleri sonrası siyasi istikrar tehlikede mi? Kaynak, Reuters
Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.
Almanya için Alternatif Partisi'nin (AfD) Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçim zaferinin ardından ülkede dikkatler, aşırı sağcı partinin koalisyon hükümeti kurup kuramayacağına çevrildi.
İktidardaki Hristiyan Demokratların (CDU) seçim hezimeti, partideki liderlik tartışmalarını alevlendirdi.
AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül'de yapılan seçimlerde oyların % 43'8'ini alarak rekor bir oranla birinci oldu.
Bu sonuç, 2013 yılında kurulan göçmen karşıtı partinin bugüne kadar aldığı en yüksek oy oranı.
2021'deki eyalet seçiminde % 20,8 oy alan AfD, bu kez oylarını iki katından fazla artırmasına rağmen. Tek başına iktidara gelebilmek için gerekli olan sandalye sayısına ulaşamadı.
Tek başına iktidar için 43 milletvekilinin desteği gerekirken, AfD'nin vekil sayısı 39'da kaldı.
Başbakan Friedrich Merz'in partisi CDU ise %17,2'lik oy oranıyla, seçimde ağır bir hezimet yaşadı.
20 yılı aşkın bir süredir, koalisyon hükümetlerinin büyük ortağı olarak bu eyaleti yöneten CDU. 2021'deki eyalet seçimlerinden % 37,1 oy oranıyla birinci parti çıkmıştı. Bu seçimlerde ise eyalet tarihindeki en kötü sonucunu aldı.
Sosyal Demokrat Parti (SPD) % 9,2 oy oranıyla üçüncü, Yeşiller Partisi % 8,9'luk oy oranıyla dördüncü, Sol Parti. % 8,6 oy oranıyla beşinci sırada yer alıyor.
Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 2,6 oy oranıyla yüzde 5'lik seçim barajının altında kaldı.
İlk kez eyalet seçimlerine katılan solcu popülist Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW)ise oyların % 5,3'ünü alarak parlamentoya girmeyi başardı.
Aşırı sağcı AfD, "Ülkemizi geri alıyoruz. Saksonya-Anhalt ile başlıyoruz" açıklamalarıyla eyalette seçim zaferini ilan etti.
Parti, seçmenin Saksonya-Anhalt'ta hükümeti kurma yetkisini kendilerine verdiğini, koalisyon hükümeti kurmak için tüm partilerle görüşmeye hazır olduklarını duyurdu.
Ancak CDU, SPD, Yeşiller ve Sol Parti'nin, aşırı sağcıların iktidarı ele geçirmesini önlemek için uzun süredir izledikleri "güvenlik duvarı" (Brandmauer) politikası. AfD'nin koalisyon ortağı bulmasını zora sokuyor.
Bu politika uyarınca AfD ile hiç bir şekilde işbirliği yapmayan bu partiler. Saksonya-Anhalt'ta seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından yaptıkları açıklamalarda da, bu tavrı sürdürecekleri mesajını verdiler.
Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu'na girmeyi başaran partiler arasında sadece BSW, AfD ile görüşmeye hazır olduğunu duyurarak, işbirliğine kapı araladı.
BSW'nin kurucusu Sahra Wagenknecht, CDU'nun açık ara farkla seçimleri kaybettiğini, "güvenlik duvarı" politikasının başarısız olduğunu. CDU'nun bu politikayı bahane edip, bir azınlık hükümeti kurarak yeniden eyalet yönetimini üstlenmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti.
AfD'nin aldığı yüksek oy oranına işaret eden Wagenknecht, AfD'yi dışlamak amacıyla azınlık hükümeti kurmaya teşebbüs etmenin bile "seçmenlere hakaret olacağını" savundu.
Bununla birlikte BSW yönetimi, AfD'nin seçimlere liste başı adayı olarak giren Ulrich Siegmund yerine "partiler üstü bir ismin" başbakanlığı üstlenmesi gerektiğini gündeme getirdi. Bu talep ise AfD'de karşılık bulmadı.
AfD Eş Başkanı Tino Chrupalla'nın, "Saksonya-Anhalt'in yeni başbakanı olacak" açıklamasını yapmış olması. BSW ile AfD arasındaki muhtemel müzakerelerin çetin geçeceğine işaret ediyor.
Üstelik Ulrich Siegmund, BSW'nin "partiler üstü başbakan" önerisini "saçmalık" diye geri çevirdi. Üstelik Ulrich Siegmund, BSW'nin "partiler üstü başbakan" önerisini "saçmalık" diye geri çevirdi ve büyük tavizler verilmesini zorunlu kılacak koalisyonlar istemediğini de sözlerine ekledi.
AfD'li siyasetçi, iktidar oyunları için ilkelerinden ve hedeflerinden taviz vermeyeceklerini aktarırken. Bir hükümet kurulamaması durumunda da yeniden seçime gidilmek zorunda kalınacağına işaret etti. Siegmund, "O zaman yeniden seçim yapılır ve biz de % 50 hatta % 54 oy alırız" sözleriyle de gözdağı verdi.
Siyasi kulislerde, AfD'nin CDU'dan seçilen milletvekillerini kendi partisine transfer etmek için ikna etmeye çalıştığı iddiası da geniş yankı buldu.
AfD Eş Başkanı Alice Weidel'ın, bazı CDU milletvekillerinin AfD'ye geçebileceğini dair sözleri, şüpheleri daha da arttırdı.
Bu arada AfD yönetiminin, gizli pazarlıklar yoluyla CDU başta olmak üzere, başka partilerin Siegmund'un başbakanlığına onay vermesini sağlaması imkansız değil. Çünkü başbakan için parlamentodaki oylama gizli yapılıyor.
Siyasi gözlemciler ise bu iddialara şüpheyle yaklaşılması gerektiği görüşünde. AfD'nin, seçim sonucunun CDU'da yarattığı sarsıntıları bu tür iddialarla daha da şiddetlendirerek, parti içi gerilimleri tırmandırmak isteyebileceğine işaret ediliyor.
Ancak seçim sonuçlarının, CDU'nun hem Berlin'deki genel merkezinde, hem de partinin eyalet teşkilatında büyük tartışmaları şiddetlendirdiği bir sır değil.
Medyaya yansıyan bilgilere göre, Saksonya Anhalt eyalet teşkilatının istifası için yapılan çağrılar artıyor.
Seçim sonuçları, Başbakan Friedrich Merz üzerindeki siyasi baskıyı daha da artırmış durumda.
Anketler, Merz'ten duyulan memnuniyetsizliğin arttığını ve bunun CDU'nun Saksonya-Anhalt'taki mağlubiyetinde de etkili olduğunu gösteriyor.
Alman basınında, CDU'daki liderlik tartışmalarının yeniden alevlendiği, yakın dönemde Merz'in başbakanlık koltuğuna veda etmek durumunda kalabileceği yorumları yapılıyor.
CDU parti yönetimi, seçim akşamı verdiği mesajlarda, eyalet seçimlerinin Merz'in liderliği ya da başbakanlığı ile ilintili olmadığını savunmaya çalıştı.
Ancak bu açıklamalar, Alman medyasındaki ve siyasi kulislerdeki tartışmayı dindiremedi.
Alman medyasında, CDU liderliğini ve başbakanlığı bir başka ismin üstlenmesi gerektiği. Alman medyasında, CDU liderliğini ve başbakanlığı bir başka ismin üstlenmesi gerektiği, aksi takdirde ufukta AfD'yi iktidara taşıyacak bir erken seçimin göründüğü yorumları yapılıyor.
Handelsblatt gazetesinin yorum sütununda, Saksonya-Anhalt seçim sonucunun Merz için bir fiyasko olduğu belirtiliyor.
Oy pusulasında, Friedrich Merz'in ismi yer almamış olsa da, bunun aynı zamanda onunda yenilgisi olduğuna dikkat çekilen yazıda. "Bu sonuç her şeyden önce, Berlin siyaseti ile bir hesaplaşmadır" görüşü yer alıyor.
Tagesspiegel gazetesinde ise "Başbakan ve CDU krizde: Peki şimdi ne olacak, Sayın Merz? " başlıklı yorum yayımlandı.
Saksonya-Anhalt'taki seçim sonucunun, CDU için sadece bir yenilgi olmadığına, bir facia olduğuna işaret edilen yazıda. Bunun Friedrich Merz'i başbakanlığı boyunca hiç olmadığı kadar büyük bir baskı altına soktuğuna işaret ediliyor.