Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adalet Bakanlığı önünde: 'Ölen bebeğin hakkını niye savunmuyorsun? '

· Cumhuriyet

Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adalet Bakanlığı önünde: 'Ölen bebeğin hakkını niye savunmuyorsun? '

Adalet Peşinde Aileleri Platformu'nun Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten randevu alamadıklarını belirterek, "Bunun hesabını soracaksınız. Doğrusu, bu sizin göreviniz, bir lütuf beklemiyoruz, kamunun temel görevi, yaşam hakkını korumaktır. Sen vatandaşın hakkını…

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Platform Sözcüsü Döne Kaya'nın 4 gün önce başlattığı oturma eylemi alanına bugün polis barikatı konuldu.

Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman'da yakınlarını kaybeden aileler de eyleme destek verdi. Depremde yakınlarını kaybedenler, "Afet değil katliam, adalet istiyoruz", "Katilleri koruma" ve "Sesimizi duyan var mı" yazılı dövizler taşıdı.

Adalet Peşinde Aileleri Platformu Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, 6 Şubat depremlerinde yaşanan can kayıplarının "afet değil, katliam" olduğunu belirterek, "Neden katliam? Birileri daha fazla para kazanmak için bizi öldürdüler. Bu bir cinayettir. Bazı kişiler de farklı nitelemelerde bulunuyorlar. Şehit ya da başka yakıştırmalar. . Bu depremde kaybettiklerimiz birer kurbandır. Biz bir yere, bir savaşa göndermedik. Ülkeyi savunmadık. İnananlar için dinle ilgili bir savaşa gidilmedi. Neyin şehidi? Neden bu güzelleme yapıyorsunuz? İki tane dolandırıcı daha fazla para kazanacak diye biz canlarımızı toprağa verdik. Güzelleme yapıp şehit diyeceksiniz, suçtan kurtulmak için. Dolayısıyla bu bir afet değil, bunların her biri birer cinayettir. Sorumluları da bellidir" diye konuştu.

Gezer, Ezgi Apartmanı dava sürecinde, binanın giriş katındaki tadilat yapılan pastane sahiplerinin 700 günden fazla süre firari olduklarını. 13 ay hapiste kalarak karar duruşmasıyla tahliye edildiklerini, 876 yıla kadar hapsi istenen sanıklara 8 yıl ceza verildiğini hatırlatarak, "35 insan hayatını kaybetti bu binada. 35 insanın katili bunlar. Karar denetimli serbestlikte salıveriliyorlar. Yani siz gidin, kaçın, tekrar firar edin gibi yere çıkıyor" dedi.

Adana Beluk Apartmanı davasında da iki kamu görevlisi sanık hakkında tutuklama kararı olmasına rağmen firari olduklarını aktaran Gezer. "Siz şunu mu yapmaya çalışıyorsunuz? Biz sizin hakkınızda karar verelim, siz de buyurun kaçın. Bu mu sizin vereceğiniz adalet? Cumhurbaşkanı'nın depremden sonra sözü var, değil mi? 'Benim halkıma bunu yapanın cezası verilecekti. ' Bu cezayı mı veriyorsunuz? Biz yasımızı yaşamadan mahkeme mahkeme, salon salon dolaşıp parçasını topladığımız canlarımızın hakkını aramaya çalışalım. Siz de bu suçluları salıverin. Bu ülke ne zamandan beri hukuk devleti olmaktan çıktı? Çıktıysa bize de söyleyin. Biz de bilelim" ifadelerini kullandı.

Gezer, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını anımsatarak, 500'den fazla kişinin ölümünden sorumlu olduğunu belirttiği Adıyaman'daki sanık Ramazan Turan'ın serbest dolaşmasına. "Niye bu insan içeride değil? Beş yüz insan diyorum ya" tepkisini gösterdi.

Celal Gezer, Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten, Ezgi Apartmanı davasına ilişkin açıklama beklediklerini belirterek, "Adalet Bakanı, 'Kimin derdi varsa gelsin bana' dedi. Buyur, buradayız. Adalet Bakanlığı'nın önündeyiz. 53 binden fazla insan hayatını kaybetmiş. Bundan büyük mağduriyet mi olur? Randevu almaya çalışıyoruz, alamıyoruz. Bizim derdimizi dinlemeyeceksiniz, kimi dinleyeceksiniz? Biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz? " diye sordu.

Kamu görevlilerinin de hesap vermesi gerektiğinin altını çizen Gezer, "Bunlar hesap vermeyecek mi? Biz sevdiklerimizi toprağa gömdük, unutup gidecek miyiz? Bunu mu bekliyorsunuz? Bu olmayacak. Biz depremde hayatını kaybedenlerin yakınları olarak nefes aldıkça bunun arkasını bırakmayacağız. Ya bizi de öldüreceksiniz ya bunların sorumlularının hesabını soracaksınız. Bunun başka bir yolu yok. Bugün yine bunun için buradayız. Ya el insaf, biz niye adalet dileniyoruz ya? Ya bizim zaten kaybımız var" diye isyan etti.

"Bu acı başka bir acıya benzemez. Ancak siz, bizim beklemediğimiz bir anda, herhangi bir hastalığı olmadan, gecenin bir vakti, bir telefonla canımızı, ciğerimizi aldığınızı öğrendik. O gündür, bugündür yaşamıyoruz. Ve bu hakkı aramak için de mutlaka mücadele edeceğiz. Bizim zaten bir hayatımız yok. Bunu iyi bilin. Bunun hesabını soracaksınız. Bu sizin göreviniz, bir lütuf beklemiyoruz. Kamunun temel görevi, yaşam hakkını korumaktır. Sen vatandaşın hakkını korumuyorsan, yaşam hakkını korumuyorsan neyi koruyorsun? Sermayeleri mi koruyorsun? Siyasi rantı mı koruyorsun? Müteahhidi mi koruyorsun?

Ölen bebeğin hakkını niye savunmuyorsun yahu? Tüm halkımızı bu dayanışmaya, destek vermeye bekliyoruz. Bakın, sizin kapınızı çalacak. Çalacak, emin olun çalacak. Çocuğunuzu eğitime göndereceksiniz. O arada binanın altında kalacak, ölecek. Taşı tırnağına değse taşa, canınız yanıyor. O çocuğunuza bir daha sarılmayacaksınız, sesini duyamayacaksınız. Kendi canınızı kaybetmeyi beklemeyin. Bu iş sizin de başınıza gelecek. "

Adalet Peşinde Aileleri Platformu Sözcüsü Döne Kaya da Adalet Bakanlığı önünde sürdürdükleri adalet nöbetinin, talepleri karşılanana kadar süresiz devam edeceğini bildirdi. Kaya, Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten başta Ezgi Apartmanı olmak üzere 6 Şubat deprem davalarında yaşanan hukuksuzlukların açıklanmasını istedi.

İçişleri Bakanlığı'ndan kamu görevlilerinin yargılanması için gerekli izinlerin toplu olarak verilmesi çağrısında bulunan Kaya, bakanların, belediye başkanlarının. İçişleri Bakanlığı'ndan kamu görevlilerinin yargılanması için gerekli izinlerin toplu olarak verilmesi çağrısında bulunan Kaya, bakanların, belediye başkanlarının ve ilgili kamu görevlilerinin de yargılamalara dahil edilmesini talep etti. Kaya, iddianamesi hala hazırlanmayan deprem dosyalarının da bir an önce hazırlanmasını istedi. Kaya, "Bu talepler karşılandığında biz nöbetimizi sonlandıracağız" dedi.

Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, depremde 9 kişinin hayatını kaybettiği binaya ilişkin ilk duruşmanın depremden 43 ay sonra görüldüğünü belirterek, duruşmada hakim, savcı, aileler ve müştekiler ile Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyelerinin bulunduğunu. Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, depremde 9 kişinin hayatını kaybettiği binaya ilişkin ilk duruşmanın depremden 43 ay sonra görüldüğünü belirterek, duruşmada hakim, savcı, aileler ve müştekiler ile Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyelerinin bulunduğunu, ancak hiçbir sanığın yer almadığını söyledi.

Gezer, binayla ilgili soruların sanıklara yöneltilmesi ve çapraz sorgu yapılması gerektiğini vurgulayarak. "Dokuz kişinin hayatına mal olmuş adam tenezzül edip davaya gelmiyor. Bu gücü kimden alıyor? Sanıklar olmadan dava mı olur? " dedi.

Kahramanmaraş Akerman Apartmanı'nda avukat oğlu Mustafa Torun'u kaybeden Salman Torun. Kahramanmaraş Akerman Apartmanı'nda avukat oğlu Mustafa Torun'u kaybeden Salman Torun, dosyada uzun süredir üçüncü bilirkişi raporunun gelmediğini, sanıkların duruşmaya gelmediğini aktararak, "Benim canım, ciğerim yanıyor. Bizim ülkemiz deprem ülkesi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, 'Bu ülkede 225 tane canlı, diri fay hattı, fay kırığı tespit ettik' dedi. Biz bu halkımız için de buradayız. Ama halkımız ne kadar duyarlı? İşte görüyoruz. Ben o Ezgi Apartmanı kararını gece 3'te duydum. O gündür bu gündür de yatamıyorum. Ciğerim yanıyor. Hepimizin yanıyor. Ama birilerinin kulağı duymuyor" diye konuştu.

Hatay Elit Apartmanı'nda 92 saat enkaz altında kaldığını, elini ve ayağını, eşinin ayağını. İki evladını kaybettiğini hatırlatan Hüseyin Öz, "Bu yargılama sürecinde benim içimden geçen bir cümle var. Bu yargılamayı yapan hakim ve savcılar, ben evlatlarımı toprağın altına gömmüşüm; onlar yalnızca serçe parmaklarını gömebilirlerse bizim acımızı az da olsa anlayabilirler. Onu görerek adil karar vermelerini istiyoruz" dedi.