ABD Büyükelçisi Tom Barrack Ankara’da ilk davetini verdi: 'Büyükbabama Türk derlerdi’

· Cumhuriyet

ABD Büyükelçisi Tom Barrack Ankara’da ilk davetini verdi: 'Büyükbabama Türk derlerdi’

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, ülkesinin Bağımsızlık Günü resepsiyonunda, “Büyükannem ve büyükbabam, uyruk hanesinde ‘Türk’ yazan pasaport taşıyorlardı. Her yerde bize böyle hitap edilirdi. İşin aslı da tam burada. Üstelik, bu 50 yıl devam etti” dedi, resepsiyona katılan Hazine ve…

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Resepsiyon, Türkiye'nin ve ABD'nin milli marşlarının okunmasıyla başladı. Ardından Tom Barrack, konuşmasında, "Tam da Thomas Jefferson'ın Bağımsızlık Bildirgesi'ni imzaladığı o dönemde -bundan 250 yıl önce- Sultan Abdülhamid. Katerina ile yapılan bir savaştan yeni dönüyordu; üç kıtaya yayılan 500 yıllık bir dünya hakimiyetine sahiptiniz" ifadelerini kullandı. Kendi geçmişini anımsatan Barrack, "Lübnan'da, Zahle adında bir yerden geliyorum. Büyükannem ve büyükbabam 1900 yılında Amerika'ya geldiklerinde, uyruk hanesinde 'Türk' yazan pasaportlar taşıyorlardı. Her yerde bize böyle hitap edilirdi. Büyükbabam 'Türk' lakabıyla anıldı ve bu, 50 yıl daha devam etti" dedi. Barrack, böyle bir arka plana sahip biri olarak, bu şekilde bir davet vermekten memnuniyet duyduğunu kaydetti.

Barrack, sözlerine, "Bugün dünyada bir kaos görüyoruz. Bizler gerçekten zorlu bir coğrafyada yaşıyoruz. Ancak Türkiye, uzun zamandır çok zorlu bir coğrafyada yer alıyor; buna rağmen durumu yönetmeyi, uyum sağlamayı ve ilerlemeyi başardı. Ailemin Amerika'ya tam anlamıyla uyum sağladığı o dönemi düşünürseniz; Mustafa Kemal Atatürk adında bir adamın, 600 yıl boyunca dünyada büyük bir güç olmuş bir kültür için yeni bir doku, yeni bir yapı. Yeni bir istikamet belirlemeye giriştiğini görürsünüz. Ve aslında, Türkiye Cumhuriyeti hiç de uzun olmayan bir süre önce yeniden doğdu" şeklinde devam etti.

Barrack, "Size söz veriyorum; kaosun içinden bir berraklık doğacak. Türkiye, Amerika ve komşularımızın oluşturduğu bu birliktelik, bizi yeni bir başlangıca taşıyacak o sihirli iksir olabilir. Bu vesileyle, patronum olan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı adına ve patronunuz olan Türkiye Cumhurbaşkanı'na duyduğum büyük saygıyla; Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye'nin bu harika birlikteliği. Bu vesileyle, patronum olan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı adına ve patronunuz olan Türkiye Cumhurbaşkanı'na duyduğum büyük saygıyla; Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye'nin bu harika birlikteliği ve geleceği onuruna kadeh kaldırmak istiyorum" dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise konuşmasına, ABD'nin başarısının arkasında güçlü kurumların olduğunu söyleyerek başladı. Okyanus ötesi ilişkilerin 1830 yılında imzalanan deniz ticareti anlaşmasına kadar dayandığını belirten Şimşek, "İlk Amerikalı diplomat, bir sonraki yıl İstanbul'a geldi. Önce ticaret, ardından diplomatik ilişkiler geldi. Bir maliye bakanı olarak, bu sıralama hoşuma gidiyor" sözlerini sarf etti.

Şimşek, Barrack'tan da övgüyle bahsederek, "Elbette herkes, Büyükelçi Barack'ın ilişkilerimize yeni ve tazelenmiş bir enerji ile yapıcı bir ruh kazandırdığını biliyor. Kendisi, Suriye ve Irak Özel Başkanlık Temsilcisi sıfatıyla, Türkiye ve bölgemiz açısından önem taşıyan konular üzerinde de çalışmalar yürütüyor. Ancak benim özellikle üzerinde durmak istediğim husus, Büyükelçi'nin, Türkiye ile ABD arasındaki karşılıklı fayda sağlayan ekonomik. Ancak benim özellikle üzerinde durmak istediğim husus, Büyükelçi'nin, Türkiye ile ABD arasındaki karşılıklı fayda sağlayan ekonomik ve ticari bağları geliştirmek adına büyük bir fırsat teşkil eden seçkin iş dünyası kariyeridir. Bu etkileşime büyük önem veriyor; yakın işbirliğimizi sürdürmeyi, ortaklığımızı ve ittifakımızı daha da güçlendirmeyi dört gözle bekliyoruz" diye konuştu.

İYİ Parti Uluslararası İlişkiler Başkanı Ahmet Erozan ise sabah resepsiyona katılmayı reddettiğini bildirdi. Erozan, sosyal medya hesabından, "Mutad (alışılageldiği) üzere bana da bir davetiye gelmiş ve daveti daha 27 Temmuz tarihinde geri çevirmiştim. Günü geldiği için nedenini de şimdi paylaşma gereğini hissettim. 'İstenmeyen Kişi' (Persona non grata) olmayı birden çok kez hak etmiş birinin huzuruna gitmek. 'İstenmeyen Kişi' (Persona non grata) olmayı birden çok kez hak etmiş birinin huzuruna gitmek ve elini sıkmak, vesile ne olursa olsun, benim için zül olurdu. Adamın elini sıkarak günahına ortak olanları da yapacakları sosyal medya paylaşımlarından takip edebilirsiniz" paylaşımında bulundu. Etkinlik tarihini de dikkat çekici bulan Erozan, "Bir hatırlatma yapayım, yanlış gün seçmiş. 104 yıl önce İzmir bugün (dün) kurtarıldı. Artık bu günü hiç unutmaz" dedi. YENİ Parti'den ise Namık Tan resepsiyona katılmazken, Prof. Dr. İlhan Uzgel katılım gösterdi.