· Cumhuriyet
Son iki gün içinde izlediğimiz beş ilginç film, anlamlı bir bütün oluşturdu.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> 83. Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> 83. Venedik Film Festivali’nden notlar - Kanayan yaralar mozaiği Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Mehmet Basutçu Son Köşe Yazıları 83. Venedik Film Festivali’nden notlar - Kanayan yaralar mozaiği 06.09.2026 04:00 Güncellenme: 06.09.2026 04:00 Takip Et: "Wild Horse" filminin kırmızı halısında John Malkovich ve Sam Rockwell.
"Wild Horse" filminin kırmızı halısında John Malkovich ve Sam Rockwell.
Son iki gün içinde izlediğimiz beş ilginç film, anlamlı bir bütün oluşturdu. Konuları, bakış açıları ve sinema dilleriyle birbirlerinden çok farklı olan, ama özde seyirciyi derinden etkilemeyi başaran bu beş film, dünyanın dünkü. Konuları, bakış açıları ve sinema dilleriyle birbirlerinden çok farklı olan, ama özde seyirciyi derinden etkilemeyi başaran bu beş film, dünyanın dünkü ve bugünkü gerçeklerinden beslenen, çok boyutlu, çarpıcı bir mozaik gibiydi.
Üçü, Altın Aslan yarışında öne çıkıverdi: İskoçyalı Martin McDonagh'ın "Wild Horse Nine"ı, Japon yönetmen Shinya Tsukamoto'nun "Mr. Nelson, Did You Kill People? "ı ve Fransız sinemasının özgün adlarından Cédric Kahn'ın "15/18"i. .
Diğer iki film, Paul Schrader'ın "The Basics of Philosophy"si ile Gianni Amelio'nun "Nessun dolores"i yarışma dışı sunuluyordu.
Söz konusu mozaikte savaş ta var, devlet şiddeti de; siyasal baskı da var, ırkçılık, ayrımcılık, öteleme ve ruhsal yıkım da. . Daha önemlisi, bütün bunların insanoğlunun belleğinde, bedeninde ve vicdanında açtığı derin yaralar var. .
Bu açılardan bakıldığında politik içeriği en belirgin ve en başarılı film, kuşkusuz "Wild Horse Nine" oluyor. Martin McDonagh, 1973 Şili askeri darbesinin hemen öncesinde, ülkenin touristik merkezlerinden Paskalya Adası'na gönderilen iki CIA görevlisini izlerken. Martin McDonagh, 1973 Şili askeri darbesinin hemen öncesinde, ülkenin touristik merkezlerinden Paskalya Adası'na gönderilen iki CIA görevlisini izlerken, yakın tarihin karanlık bir sayfasını kara güldürü eşliğinde yeniden açıyor. "Süper güç" ABD'nin başka ülkelerin yazgısına nasıl el attığını; demokratik hükümetleri nasıl devirdiğini; halkların iradesini nasıl yönlendirdiğini açıkça sorguluyor. McDonagh'ın en büyük başarısı, bu eleştirel yaklaşımı kara mizah eşliğinde yapmasında; böylece, filmi kuru bir siyasal manifesto olmaktan kurtarması. .
CIA'nın kirli geçmişini, bizzat yaptıkları operasyonlar üzerinden vicdanlarıyla hesaplaşmaya başlayan iki ajan ile şeflerinin gülünç ve acıklı hikayeleri üzerinden anlatıyor olmasında.
Gülmece, burada gerçeği örtmek için değil, gerçeğin üzerindeki örtüyü kaldırmak için kullanılıyor. Ölümcül hasta, görmüş geçirmiş yaşlı ajana çok katmanlı bir kimlik kazandıran John Malkovich'in olağanüstü başarılı yorumuyla en iyi erkek oyuncu ödülüne şimdiden aday olduğunun da altını hemen çizelim.
Shinya Tsukamoto'nun "Mr. Nelson, Did You Kill People? " adlı filmi, aynı Amerikan gücünün Vietnam savaşı yüzüne dönüyor. Yaşanmış gerçeklerden yola çıkan yönetmen, savaşı cephe görüntüleriyle anlatmak yerine, savaşmak zorunda bırakılan genç insanların bedenlerinde. Yaşanmış gerçeklerden yola çıkan yönetmen, savaşı cephe görüntüleriyle anlatmak yerine, savaşmak zorunda bırakılan genç insanların bedenlerinde ve ruhlarında bıraktığı izler üzerinden betimliyor. Deniz piyadesi AfroAmerikalı asker Nelson'ın Vietnam'da insan öldürmek zorunda kalması ardından, yıllarca süren uykusuzluk, korku. Deniz piyadesi AfroAmerikalı asker Nelson'ın Vietnam'da insan öldürmek zorunda kalması ardından, yıllarca süren uykusuzluk, korku ve normal yaşama dönememe hali, savaşın gerçek bilançosunun ne kadar yüksek ve derin olduğunu gözler önüne serer... .
McDonagh'ın dışarıdan baktığı siyasal suç, Tsukamoto'da insanın içine çöreklenmiş bir kanserdir. Bir yanda güçlü iktidarlarin işlediği insanlık suçları; öte yanda bireysel suçluluk duygusunun insanda bıraktığı onulmaz yaralar. .
Cédric Kahn, "15/18" ile, savaş alanlarında oluşan yaralardan çok, daha yakınımızdaki toplumsal yaralar üzerine odaklanıyor. Bir hastanede, on beş-on sekiz yaş gurubundaki gençlerin kaldığı nöropsikiyatri birimindeki yaşamı gözlemleyen Cédric Kahn, bireysel bunalımların gerisindeki ailevi. Bir hastanede, on beş-on sekiz yaş gurubundaki gençlerin kaldığı nöropsikiyatri birimindeki yaşamı gözlemleyen Cédric Kahn, bireysel bunalımların gerisindeki ailevi ve kamusal boyutları araştırıyor. Kameranın yargılamadan anlamaya çalışan tavrı, filmi bir "hastane öyküsü" olmaktan çıkarıp, toplumsal bir gözleme dönüştürüyor
Yarışma dışı gösterilen diğer iki film ise, bu mozaiği başka yönlere doğru genişletmekte.
Paul Schrader', "The Basics of Philosophy" ile, kimi eğilim ve davranışların bireysel vicdanlarda nasıl yankılandığını araştırıyor. Spinoza üzerine çalışan bir felsefe profesörünün geçmişte işlediği ve bastırdığı bir uygunsuz tavır, yaşamının tüm düzenini bozar. . Paul Schrader, senaryosunu yazdığı Martin Scorsese'nin filmi "Taxi Driver". 1976) dan bu yana izlediği, içine kapanmış yanlız erkek karakterine, bir kez daha geri dönüyor. Burada, dış dünyanın şiddeti, insanın kendi bilincinde kurduğu hapishaneye dönüşmekte. .
Gianni Amelio'nun "Nessun dolores"i, mozaiğin göç ve yabancılaşma temalarını işleyen parçası. İtalyan yönetmen, Roma'da evini sığınmacıların barınağına dönüştüren iyi niyetli, geniş yürekli genç entelektüel Davide'in öyküsü üzerinden. İtalyan yönetmen, Roma'da evini sığınmacıların barınağına dönüştüren iyi niyetli, geniş yürekli genç entelektüel Davide'in öyküsü üzerinden, otuz yıl önce sorduğu temel soruya geri dönüyor: Göçmen kimdir; kucaklanması gereken bir insan mı, yoksa dışlanması gereken bir yabancı mı?
Ancak, hepsinin altında aynı gerçek yatıyor: Dünyanın siyasal ve toplumsal düzeni, insanoğlunun bedeninden ve vicdanından bağımsız değildir.
Sinema, kimi zaman güldürerek, kimi zaman sarsarak, kimi zaman da sadece bakıp dinleyerek, bize aynı şeyi anımsatıyor: Tarih geçip gitmiyor. Yaşananlar, insanların bedenlerinde, belleklerinde ve vicdanlarında bıraktığı derin izlerle yaşamayı sürdürüyor.
Son iki gün içinde izlediğimiz beş ilginç film, anlamlı bir bütün oluşturdu.
Cumhuriyet Rejimi’miz Anayasa’mızda, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olarak tanımlanmıştır.
Arapça kökenli bir sözcük olan tekzip, anlam olarak yalanlama veya düzeltme demektir ama aynı zamanda bir tür itiraftır!
Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.
Cumhuriyete karşı nefretlerini yeniden rahatça sergilemek için sırada bekliyorlardı; PKK açılımıyla hepsi ortalığa saçıldı.
Türkiye’nin kişi başına geliri 2025 yılında 18 bin 40 dolara yükseldi.
Dev boyutlarda, özenli, dikkatli, nitelikli bir sergi olacağını biliyordum.
Canım Şükran’ım ölüm haberini aldığımdan beri perişanım, sana bir sır vereyim; ilk kez kendi ölümümü düşündüm.
Arsızlık, adaletsizlik, edepsizlik, süper çekirgelik, süper zamlar, zamlar, yoksulluk, kazalar, “Bir şey olmaz abicim” nedenli pisi pisine karada, denizde. Arsızlık, adaletsizlik, edepsizlik, süper çekirgelik, süper zamlar, zamlar, yoksulluk, kazalar, “Bir şey olmaz abicim” nedenli pisi pisine karada, denizde ve havada kazalar ve ölümler... .
Berhan Şimşek’i 90’ların sonunda, Strazburg’da Türk Sinema Günleri Şenliği’nde tanıdım.
Maçın hakeminin belirlenmesiyle birlikte Beşiktaşlıları bir umutsuzluk sarmıştı.
Daha ilk günden, Altın Aslan adayı politik içerikli filmler henüz izlenmeden sinemanın içinde bulunduğu siyasal. Daha ilk günden, Altın Aslan adayı politik içerikli filmler henüz izlenmeden sinemanın içinde bulunduğu siyasal ve kurumsal ortamla ilgili polemik söylemler ön plana çıktı.
Venedik Film Festivali’nde dün akşam yapılan resmi açılış töreninden önce, 1 Eylül gecesi ön açılış vardı.
Bu akşam, İngiliz yönetmen Danny Boyle’un (1956) “Ink” adlı filmiyle başlamadan önce yapılacak açılış töreninde, Georges Clooney’in oyuncu, yönetmen ve yapımcı kimlikleriyle, mesleki yaşamının tümü için “Onur Altın Aslanı” alacağı 83’üncü Venedik Film Festivali, her zamanki gibi, sadece bir film yarışması değil, sinemanın hangi yöne evrildiğini, “auteur” kavramının bugün ne anlama geldiğini. Sinema salonu ile dijital platform arasındaki sınırların ne ölçüde eridiğini görmek için de önemli bir barometre olmayı sürdürecek.
Fransa’da uzun zamandan beri, Türk sineması için bu denli zengin bir mevsim açılışı yaşamamıştık. .
Kişisel özgürlüklerin önemli bir parçası olan cinsel tercihler konusunu işleyenler yanında (Koji Fukada, Charline BourgeoisTacquet). Kişisel özgürlüklerin önemli bir parçası olan cinsel tercihler konusunu işleyenler yanında (Koji Fukada, Charline BourgeoisTacquet), küresel ölçekli, geçmiş ya da güncel savaş gerçeklerine el atan yönetmenlerin (Pawel Pawlikowski, Laszlo Nemes, Andreï Zviaguintsev...) filmleriyle başlamıştık festivale. . ) filmleriyle başlamıştık festivale.
İşte, ödül listeleriyle birlikte durmadan ısıtılıp önümüze sürülen dilemma. Sanatsal etkinliklerde yarışma düzenlemenin temelindeki anlamsızlığı yeniden vurgulama olanağı getirmesi dışında, ne yararı olabilir ki bu sorunun?
Oyun Atölyesi, Avrupa turnesinin ilk adımını Paris’te Gymnase Marie Bell tiyatrosunda attı
81. Venedik Festivali son buldu, yönetmen Pedro Almodovar filmiyle Altın Aslan’ı kazandı: Geniş yelpaze. .
80. Venedik Film Festivali sonuçlandı: Dengeli, çok odaklı ödül listesinde Türk sinemasına yer bulunamadı: Sorumlu ve yaratıcı sinema
80. Venedik Film Festivali’nden notlar: Genç Türk sinemasının olgunluğu
80. Venedik Film Festivali’nden notlar: Yapay zekâ şaşkın insanlar