· Cumhuriyet
11 Eylül 2001 sabahı 3 bin+ insanın hayatını kaybettiği korkunç bir terör saldırısı tarihte yeni bir sayfa açtı.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın. Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> 25 yıl sonra 9/11-(I) Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Ergin Yıldızoğlu Son Köşe Yazıları 25 yıl sonra 9/11-(I) 14.09.2026 04:00 Güncellenme: 14.09.2026 04:00 Takip Et: 11 Eylül 2001 sabahı 3 bin+ insanın hayatını kaybettiği korkunç bir terör saldırısı tarihte yeni bir sayfa açtı. Takip Et: Paylaş: Menü Giriş Yap Kayıt Ol eGazete Giriş Okuma Listem Gündem Yazarlar Çizerler Resmi İlanlar Oyun Siyaset Ekonomi Dünya Spor Yaşam Cumhuriyet'in Egesi Kültür Sanat Cumhuriyet Pazar Sürdürülebilirlik Cumhuriyet Kitap Gurme Sağlık Bilim ve Teknoloji Moda Eğitim Gezi Çevre Otomotiv İş Dünyası Kategoriler Astroloji Uygulamalar Hava Durumu Namaz Vakitleri --> 25 yıl sonra 9/11-(I) Cumhuriyete Özel Kayıt Ol Giriş Yap --> Takip Et: Paylaş: Ergin Yıldızoğlu Son Köşe Yazıları 25 yıl sonra 9/11-(I) 14.09.2026 04:00 Güncellenme: 14.09.2026 04:00 Takip Et: 11 Eylül 2001 sabahı 3 bin+ insanın hayatını kaybettiği korkunç bir terör saldırısı tarihte yeni bir sayfa açtı. Aradan geçen 25 yılda dünyanın ekonomik, siyasal, teknolojik. Ekolojik yapısı öylesine değişti ki 2001'deki dünya, şimdi, adeta başka bir çağa ait gibi.
11 Eylül'ün ilk sonucu jeopolitikti. ABD, "teröre karşı savaş" ilan ederek Afganistan'ı, ardından Irak'ı işgal etti. Fakat Amerika savaşlarını artık büyük ölçüde borçlanarak finanse ediyordu. Vietnam'dan, özellikle II. Dünya Savaşı'ndan farklı olarak savaşın maliyetini toplumun tamamına yayacak büyük bir vergi seferberliği yapılmadı. Harcamalar borçla karşılandı. 2010'a gelindiğinde yalnızca Irak ve Afganistan savaşlarının ABD kamu borcunu yaklaşık 1.3 trilyon dolar artırdığı. 2010'a gelindiğinde yalnızca Irak ve Afganistan savaşlarının ABD kamu borcunu yaklaşık 1.3 trilyon dolar artırdığı ve kamu borcu/GSYH oranına 9-10 puan eklediği hesaplanıyordu.
Evet, 2008 krizinin merkezinde konut balonu, mortgage piyasası, menkul kıymetleştirme, aşırı kaldıraçlı finansman vardı ama savaş harcamaları, Bush döneminin vergi indirimleriyle birlikte, ABD ekonomisinin zaten hızla genişleyen borç. Teknolojik dönüşüm daha da köklüydü. Irak savaşının ekonomik maliyetinin daha 2006'da 1 trilyon doları aşabileceği hesaplanıyordu. Nitekim daha sonraki araştırmalar, savaş harcamalarının borçlanmayı artırmasının uzun vadeli faizleri de yukarı ittiğini ortaya koydu.
O dönemde derin bir paradoks oluştu: ABD, küresel konumunu askeri güçle korumaya çalışırken bu gücün maliyetini küresel finans sisteminden borçlanarak karşılıyordu. Aynı dönemde Çin ve diğer ülkelerin dolar rezervleri ABD Hazine tahvillerine akıyor, Amerikan finans sistemi olağanüstü miktarda sermayeyi emiyor, kredi genişliyor. Aynı dönemde Çin ve diğer ülkelerin dolar rezervleri ABD Hazine tahvillerine akıyor, Amerikan finans sistemi olağanüstü miktarda sermayeyi emiyor, kredi genişliyor ve risk giderek finansal sistemin içine dağıtılıyordu. Böylece jeopolitik güç ile finansal genişleme birbirini besleyen bir mekanizmaya dönüşüyordu.
Bu mekanizma 2008'de kırıldı. Devlet, çöken finans sistemini kurtarmak için yeniden devreye girdi; merkez bankaları trilyonlarca dolarlık likidite sağladı. 11 Eylül sonrası "savaş için borçlanma" ile başlayan süreç, 2008 sonrasında "finans sistemi yaşatmak için borçlanma" biçiminde devam etti. Pandemi sonrasında buna bir de devasa kamu harcamaları eklendi. Sonuçta 2001'de yaklaşık 3.4 trilyon dolar olan ABD federal borcu bugün 40 trilyon doların üzerine çıktı.
Jeopolitik açıdan da sonuç çarpıcıydı. 2001'de ABD rakipsiz bir küresel güç olarak görünüyordu. Çin henüz Dünya Ticaret Örgütü'ne yeni katılmıştı; Rusya zayıftı, Avrupa Birliği genişliyordu, küreselleşme tarihin doğal yönü olarak kabul ediliyordu. Bugün ise Taliban iktidarda, Çin ekonomik ve teknolojik bir süper güç, Rusya yeniden önemli bir askeri güç merkezi, BRICS genişleyen bir blok, AB'nin birlik süreci. İran'da patinaj yapmakta olan ABD'nin dünya düzenindeki merkezi konumu tartışılıyor.
Teknolojik dönüşüm daha da köklüydü. İnternet, 2001'de bilgisayar başında kullanılan bir ağdı. Bugün akıllı telefonlar, sosyal medya, bulut bilişim, algoritmik gözetim ve yapay zekâ günlük hayatın altyapısını oluşturuyor. 11 Eylül sonrasında devletlerin geliştirdiği gözetleme, denetleme kapasitesi ile şirketlerin sahip olduğu devasa veri. 11 Eylül sonrasında devletlerin geliştirdiği gözetleme, denetleme kapasitesi ile şirketlerin sahip olduğu devasa veri ve algoritma gücü artık iç içe geçmiş durumda. Bu alanda gündemdeki en önemli sorular: "YZ tüm insanlığı yok edebilecek düzeye ne zaman ulaşacak? Neden devletler önlem almıyor? "
Ekolojik değişim ise belki hepsinden daha yaşamsal. 2001'de iklim değişikliği büyük ölçüde geleceğin sorunu olarak tartışılıyordu. Aşırı sıcaklar, kuraklık, seller, yangınlar, su ve gıda güvenliği bugünün en önemli ekonomik. Aşırı sıcaklar, kuraklık, seller, yangınlar, su ve gıda güvenliği bugünün en önemli ekonomik ve siyasal sorunları; küresel ısınmada geri dönüş noktasının geçilmiş olacağına ilişkin korkular giderek güçleniyor.
Dolayısıyla 11 Eylül'den sonraki 25 yıl yalnızca terörizm ve savaşların tarihi değildir. Amerikan hegemonyasının aşınması, neoliberal küreselleşmenin krizi, borç ve finansallaşma olağanüstü büyürken mali sistemin kırılganlaşması, teknolojik devrim. Amerikan hegemonyasının aşınması, neoliberal küreselleşmenin krizi, borç ve finansallaşma olağanüstü büyürken mali sistemin kırılganlaşması, teknolojik devrim ve iklim krizinin derinleşmesi aynı tarihsel sürecin parçalarıdır.
2001'de dünya küreselleşmenin nasıl genişleyeceğini tartışıyordu. Büyük güçler rekabetinin sertleştiği, faşist hareketlerin yükseldiği, ekolojik krizin derinleştiği, teknolojinin varoluşsal kaygılar yarattığı 2026'da "Bir dönem kapandı. Büyük güçler rekabetinin sertleştiği, faşist hareketlerin yükseldiği, ekolojik krizin derinleştiği, teknolojinin varoluşsal kaygılar yarattığı 2026'da "Bir dönem kapandı ama yenisi başlayamıyor: Canavarların zamanındayız".
ABD’nin İsrail destekçiliğiyle başlattığı İran savaşının etkileri, Körfez’le birlikte Yemen’i de içine almış durumda.
Festival seçkilerinin yüksek düzeyi, içeriksel ve biçimsel zenginliğin bir arada olmasıyla daha da önem kazanmıştı.
2024 yerel seçimlerinde ana muhalefet CHP başarılı sonuçlar aldı.
11 Eylül 2001 sabahı 3 bin+ insanın hayatını kaybettiği korkunç bir terör saldırısı tarihte yeni bir sayfa açtı.
Yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığının; yargı bağımsızlığının; düşünceyi ifade, yayınlama, medya, örgütlenme özgürlüğünün; özgür. Yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığının; yargı bağımsızlığının; düşünceyi ifade, yayınlama, medya, örgütlenme özgürlüğünün; özgür ve serbest seçimlerin; laikliğin olmadığı bir ülkede, halkın, milletin egemen olması olanaksızdır.
Tiyatrocular haklı olarak kızıyorlar ama ne yazık ki mahkeme tutanağına geçtiği için tiyatroyu, bu makalede, siyasette bir benzetme olarak kullanmak durumundayım.
Türkiye’deki şirketlerin üye olmak zorunda olduğu, 1 milyonu aşkın üyeyi temsil eden Türkiye Odalar. Türkiye’deki şirketlerin üye olmak zorunda olduğu, 1 milyonu aşkın üyeyi temsil eden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yeni bir seçim döneminde.
1 Eylül’de sevgili Şükran Soner’i yitirdik. Hem Cumhuriyet gazetesi hem Türkiye işçi sınıfı, emek mücadelesi, hem de 68 kuşağı için büyük bir kayıp bu.
Tarihin sarkacında bazı kesitler vardır ki, hem kendini tekrar eder, hem de bir bütünün parçalarını defalarca ifşa eder.
Bu hafta sözü güzel ülkemin güzel şehri Trabzon’dan açacağım.
CHP’de İstanbul il başkanlığı yapmış, parti meclisi üyeliğinde bulunmuş, İstanbul milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’yi kaybettik.
Özgür Özel, CHP’nin 38. olağan kurultayında, partinin 13 yıllık genel başkanı ve son seçimde cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu açık farkla yenip genel başkan seçilmesine. olağan kurultayında, partinin 13 yıllık genel başkanı ve son seçimde cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu açık farkla yenip genel başkan seçilmesine ve ardından yapılan olağanüstü ve olağan kurultaylarda da delegelerin tümünün oyunu alarak genel başkanlığını pekiştirmesine karşın, iktidar destekli bir yargı operasyonu ile görevinden uzaklaştırıldı.
Bir tarafın var gücüyle hücum diğer tarafın olanca direnciyle savunma yaptığı, “langırt” ruhu taşıyan bir maç oynuyor Galatasaray ve Kocaelispor. .
Yarın 11 Eylül’ün 25. yıldönümü (pazartesi günü yazacağım), AfD’nin, Saksonya-Anhalt seçimlerindeki zaferi. 11 Eylül kadar olmasa bile, Almanya’nın iç siyasetinin ötesinde, Avrupa Birliği’nin geleceği açısından tarihte yeni bir sayfa açmış olabilir.
Dünya tahvil piyasalarında yaşanan sarsıntılar, “Ufukta bir borç krizi mi var” sorusunu gündeme getirdi.
26 Ağustos sabahı Nepal’de hızla eriyen bir buzulun kırılması büyük bir sel felaketine yol açtı: 930’dan fazla insan öldü. 26 Ağustos sabahı Nepal’de hızla eriyen bir buzulun kırılması büyük bir sel felaketine yol açtı: 930’dan fazla insan öldü, yaklaşık 4 bin kişi kayboldu.
Daron Acemoğlu liberalizmin ve demokrasinin krizini tartışıyor, liberal demokrasiyi kurtarmanın yollarını arıyor, YZ alanında teknolojik iyimserliğe de katılmıyordu.
The Economist’in Daron Acemoğlu’nu hedef alan saldırısı gerçekten çirkindi.
Geçen hafta AKP iktidarının 25 yılında yaşanan, ekonomik gelişmelere, AKP’nin siyasi pratiğine ilişkin çok aydınlatıcı değerlendirmeler yayımlandı.
Bir yanda kontrolden kaçmış bir iklim krizi, öbür yanda “kafeslerinden kaçan” YZ ajanları.
ABD’de kasım seçimleri yaklaşırken siyasetin dili de sertleşiyor.
“Barış ve demokratik toplum süreci”, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” başlıklı içeriği belirsiz bir belge üzerinden ilerleyecek.
İran savaşı, Körfez ülkelerini, Irak’ı, Lübnan ve Ürdün’ü etkiliyor.
Kapitalist demokrasilerinde, sokağın enerjisi parlamentoda temsil edilir. Ya “süreç olarak faşizm” içinde ilerleyen rejimlerin altına?
New York’ta demokratik belediye seçimlerini sosyal demokrat Mamdani’nin, sosyalist adayların ön seçim zaferlerinin ardından, Trump rejimi “komünizmle mücadele” bayrağı açtı.
Hazirandaki mutabakatla kısa süreliğine duran savaş dört hafta geçmeden yeniden başladı, çatışmaların şiddeti artıyor. Hazirandaki mutabakatla kısa süreliğine duran savaş dört hafta geçmeden yeniden başladı, çatışmaların şiddeti artıyor, alanı Babülmendep Boğazı’na doğru genişliyor, Pentagon’un parası, füze stokları hızla tükeniyor, süreç bir işgal girişimi felaketine doğru tırmanıyor.
Tartışmalar çoğu kez 15 Temmuz gecesinde yaşananlara, aktörlerin polisiye dökümüne, gerçekti-kurguydu ikilemine sıkışıyor.
“Süreç olarak faşizm” içinde bir aşamada rejim iki yaşamsal sorunla karşılaşır. .
NATO’nun Ankara zirvesi geldi, yüzlerce tutuklunun üzerinden geçerek gitti.