· Dünya Gazetesi
Dünyanın önde gelen 18 denizcilik ülkesi, 1.500’ü aşan gölge tanker filosu. Zaten, artan jeopolitik gerilimlerin küresel deniz ticaretinin temel kurallarını aşındırdığı uyarısında bulundu. Risk, navlun ve tedarik zincirlerine uzanıyor.
Belçika, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İtalya, Japonya, Güney Kore, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Singapur, İspanya, İsveç. İngiltere'nin yer aldığı Consultative Shipping Group, küresel deniz ticaretindeki değişimin artık geçici olmadığını düşünüyor.
1960'lı yıllardan bu yana faaliyet gösteren grup, açık denizcilik piyasalarını ve serbest rekabeti savunuyor. Üye ülkeler birlikte dünya toplam denizcilik tonajının yaklaşık yüzde 20'sini temsil ediyor.
Grubun değerlendirmesine göre son yıllarda yaşanan savaşlar, salgın dönemindeki tedarik zinciri sorunları. Grubun değerlendirmesine göre son yıllarda yaşanan savaşlar, salgın dönemindeki tedarik zinciri sorunları ve yaptırımları aşmak amacıyla oluşturulan alternatif taşımacılık ağları, deniz ticaretinin çalışma koşullarını kalıcı biçimde değiştiriyor.
Uyarının merkezinde hızla büyüyen gölge tanker filosu bulunuyor. Rusya ve İran gibi yaptırım altındaki ülkelerin petrol ticaretinde kullanılan bu filonun 1.500'ü aşkın tankere ulaştığı tahmin ediliyor.
Bu gemilerin önemli bölümünün geleneksel denizcilik şirketlerinin kullandığı sigorta, mülkiyet ve denetim sistemlerinin dışında faaliyet göstermesi dikkat çekiyor. Yaşı ilerlemiş gemiler, belirsiz mülkiyet yapıları ve yeterli sigorta teminatının bulunmaması olası kazalarda mali sorumluluğun kime ait olacağı sorusunu da büyütüyor.
Uluslararası Denizcilik Örgütü de daha önce gölge filoların kimlik gizleme, otomatik tanımlama sistemlerini kapatma. Uluslararası Denizcilik Örgütü de daha önce gölge filoların kimlik gizleme, otomatik tanımlama sistemlerini kapatma ve açık denizde gemiden gemiye petrol aktarma gibi yöntemlerinin deniz güvenliği ile çevre açısından ciddi risk yarattığı uyarısında bulunmuştu.
Sorun yalnızca gölge tankerlerle sınırlı değil. Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri. Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri ve siyasi gerilim, ticari gemilerin serbest geçişi konusunda da yeni soru işaretleri yaratıyor.
Bölgedeki saldırılar ve geçişlere yönelik yeni kısıtlama veya ücret uygulaması tartışmaları, deniz yollarının siyasi. Bölgedeki saldırılar ve geçişlere yönelik yeni kısıtlama veya ücret uygulaması tartışmaları, deniz yollarının siyasi ve ekonomik baskı aracı olarak kullanılabileceği endişesini artırıyor.
Denizcilik ülkelerinin temel kaygısı, ticari gemilerin çatışmalardan mümkün olduğunca bağımsız kalmasını sağlayan tarafsızlık ve serbest seyir ilkelerinin aşınması. Bu ilkelerin zayıflaması, şirketlerin daha uzun rotalara yönelmesine veya riskli bölgeler için daha yüksek maliyet ödemesine yol açabilir.
Denizdeki güvenlik riskinin büyümesi doğrudan ticaret maliyetlerine yansıyabiliyor. Gemilerin rota değiştirmesi yolculuk sürelerini uzatırken yakıt tüketimini, gemi kullanım maliyetini ve navlun fiyatlarını yükseltebiliyor.
Buna savaş riski sigortaları ve daha yüksek güvenlik maliyetleri de eklendiğinde, taşınan petrol, doğal gaz, tahıl, metal. Diğer sanayi ürünlerinin nihai fiyatı üzerinde ek baskı oluşabiliyor.
Gölge tankerlerin karışacağı büyük bir kaza ise sorunu daha karmaşık hale getirebilir. Yeterli sigortanın bulunmadığı durumlarda çevre temizliği ve tazminat maliyetlerinin kıyı ülkeleri veya uluslararası fonlar üzerinde kalma riski bulunuyor.
Küresel deniz ticaretindeki bozulma Türkiye açısından özellikle enerji ve emtia ithalatı nedeniyle önem taşıyor. Petrol ve diğer hammaddelerin taşındığı güzergâhlarda ortaya çıkabilecek navlun ve sigorta artışları, ithalat maliyetlerine ek baskı oluşturabilir.
Türkiye aynı zamanda Karadeniz, Akdeniz ve boğazlar üzerinden önemli deniz ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunuyor. Bu nedenle uluslararası deniz taşımacılığındaki güvenlik ve sigorta sorunlarının büyümesi yalnızca uzak pazarlardaki taşımacılık şirketlerini ilgilendiren bir gelişme değil.
Özellikle enerji fiyatlarının yüksek seyrettiği dönemlerde taşıma maliyetlerindeki ilave artış, petrol. Özellikle enerji fiyatlarının yüksek seyrettiği dönemlerde taşıma maliyetlerindeki ilave artış, petrol ve akaryakıt fiyatlarının yanı sıra sanayide kullanılan ithal girdilerin maliyetlerini de etkileyebilir.
Denizcilik ülkelerinin uyarısı, küresel ekonominin son yıllarda karşı karşıya kaldığı tedarik zinciri sorunlarının farklı bir aşamaya geçtiğine işaret ediyor. Önce salgın, ardından savaşlar ve yaptırımlar nedeniyle bozulan taşımacılık ağı şimdi giderek büyüyen ve geleneksel kuralların dışında çalışan filolarla karşı karşıya.
Uluslararası ticaretin büyük bölümünün deniz yoluyla yapılması nedeniyle, gemilerin güvenli. Uluslararası ticaretin büyük bölümünün deniz yoluyla yapılması nedeniyle, gemilerin güvenli ve serbest biçimde hareket etmesini sağlayan sistemde yaşanacak kalıcı bir bozulmanın etkisi yalnızca denizcilik sektöründe kalmayabilir.
Önümüzdeki dönemde gölge tanker filosunun büyüklüğü, Hürmüz gibi kritik geçiş noktalarındaki güvenlik durumu. Bu gemilere yönelik yeni uluslararası önlemler küresel ticaret maliyetleri açısından yakından izlenecek.